Otizm ile Mücadelede Umut Veren Bir Hikâye: Burak Göçer’in Başarısı
Otizm teşhisiyle başlayan bir yaşam, doğru tedavi ve ailenin azmiyle nasıl bir başarı hikayesine dönüşür?
15 yaşındaki Burak Göçer! Modern tıbbın imkanları ve sporun iyileştirici gücüyle bu sorunun en güzel cevabını veriyor. 3 yaşında konulan teşhisten, 2026 yılındaki binicilik yarışmalarına uzanıyor bu serüven. Ve böylelikle pek çok aile için umut ışığı oluyor.

Otizm, bireyin sosyal iletişim kurma ve davranış geliştirme yetilerini etkileyen nörogelişimsel bir farklılıktır. Genellikle yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan bu durum, her bireyde farklı belirtiler ve seviyelerde kendini gösterdiği için ‘spektrum bozukluğu’ olarak adlandırıyorlar. Otizmli bireyler dünyayı farklı bir duyusal algıyla deneyimler, ayrıca tekrarlayıcı ilgi alanlarına sahip olabilirler.
Erken teşhis, yoğun eğitim ve bireyselleşen destek mekanizmaları; otizmli bireylerin içindeki gerçek potansiyeli açığa çıkartır. Ve toplumsal hayata bağımsız bir şekilde katılırlar. Ülkemizde her geçen gün daha fazla çocuk bu tanıyla karşılaşıyor. Ancak her tanı, bir son değil; doğru yöntemler ve güçlü bir sosyal destek ağıyla yeni bir başlangıç olmaktadır.
Otizm ve Ergenlik Dönemi ve Zorlu Süreç
15 yaşındaki Burak Göçer’in hikâyesi, bunun en güzel örneklerinden biri. Burak’ın çocukluk yılları nispeten sakin geçse de, ergenlik dönemiyle birlikte otizmin getirdiği zorluklar yeni bir boyut kazandı. Duygusal dalgalanmaların ve içsel huzursuzluğun arttığı bu hassas evrede aile; sadece beklemek yerine bilimsel ve sosyal bir seferberlik başlattı.”
Bilim ve Eğitimin Gücü: Kök Hücre ve TMS
Burak’ın değişimindeki en büyük kırılma noktası, son bir yıldır uygulanan kök hücre ve TMS (Transkraniyal Manyetik Uyarı) tedavileri oldu. Bu yoğun bireysel eğitimler tıbbi süreçleri destekledi. Ve bunun yanında Burak’ın stresli yapısı yerini sakinliğe ve çevreyle etkileşime devretti. Yıllardır kurulamayan göz teması ise artık ablasıyla yan yana oturup vakit geçirebildiği huzurlu anlara dönüştü.“
2026 Hedefi: Pistlerde Bir Şampiyon
Burak sadece sosyal becerilerini geliştirmekle kalmıyor; aynı zamanda sporun disipliniyle rehabilite oluyor. Buz pateni ve at biniciliği alanında eğitimler aldı. Ve Burak 2026 yılında düzenlenecek özel at biniciliği yarışmasına hazırlıyor. Ailenin temel gayesi sadece bir kupa kazanmak değildir. Burak’ın toplum içerisinde bağımsız bir birey olarak var olabilmesini sağlamak.
Bir Aile, Bir Hedef, Bir Mucize
Bu dönüşüm, otizmle mücadelede erken teşhis, bireyselleştirilmiş eğitim ve aile desteğinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle spor ve sanat gibi sosyal faaliyetler, otizmli bireylerin kendilerini ifade etmelerine büyük katkı sağlıyor.
Toplum olarak otizmi yalnızca bir “engel” olarak değil, farklılık olarak görmeliyiz. Ve bu bireylerin potansiyellerini ortaya çıkaracak imkanları sunmalıyız.
Burak’ın hikâyesi, hem ailelere hem de eğitimcilere umut veriyor. Unutmayalım ki her çocuk, doğru yaklaşımla kendi potansiyelinin yıldızı olabilir.
Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)


