Genç Engelli Liderler Dünyayı Değiştiriyor
Dünyanın farklı köşelerinde, engelli liderler yalnızca yaşamlarını sürdürmeye çalışmıyor; aynı zamanda sistemi değiştiren güçlü seslere dönüşüyor. Bu seslerden biri de Rice Üniversitesi öğrencisi ve genç bir engelli hakları savunucusu olan Saran Tugsjargal.
Saran nöroçeşitlilik gösteren bir birey. Otizm ve dikkat farklılıklarıyla büyüyen bir genç olarak eğitim sisteminde birçok engelle karşılaştı. Ancak o bu engelleri bir geri çekilme nedeni değil, bir mücadele alanı olarak gördü.
“Eğitim Sisteminde Bir Direniş Hikayesi: Saran Tugsjargal”
Henüz lise öğrencisiyken Kaliforniya’da önemli bir tarih yazdı. California Advisory Commission on Special Education adlı özel eğitim danışma komisyonunda görev alan ilk öğrenci komiserlerden biri oldu. Bu görev, yalnızca sembolik bir temsil değil; yüz binlerce özel eğitim öğrencisini ilgilendiren politikaların tartışıldığı bir platformdu.

Saran burada çok önemli bir noktaya dikkat çekti: Engelli bireyleri tanımlayan dil bile bazen ayrımcılığı yeniden üretebilir. Bu nedenle Kaliforniya’da özel eğitim sisteminde kullanılan bazı damgalayıcı ifadelerin değiştirilmesi için çalışmalar yürüttü.
Bugün Rice Üniversitesi’nde eğitimine devam eden Saran, yalnızca akademik bir kariyer hedeflemiyor. O, engelli bireylerin karar mekanizmalarında yer aldığı bir dünya için çalışıyor. Uluslararası konferanslarda konuşuyor, danışma kurullarında görev alıyor ve genç engelli bireylerin sesini yükseltiyor.
Temsiliyetten Liderliğe
ABD’de Saran Tugsjargal, Birleşik Krallık’ta genç erişilebilirlik aktivistleri ve engelli liderler Avrupa’da bağımsız yaşam hareketini büyüten gençler… Hepsi ortak bir mesaj veriyor: Engellilik bir eksiklik değil, farklı bir deneyimdir.
Onun hikâyesi bize şunu hatırlatıyor:
Engelli bireyler yalnızca destek bekleyen insanlar değildir. Onlar aynı zamanda toplumu dönüştüren liderlerdir. Bu hareket yalnızca engelli bireyler için değil, aslında herkes için daha yaşanabilir bir dünya yaratıyor. Ve dünyanın birçok yerinde artık şu ilke daha güçlü dile getiriliyor:
“Nothing About Us Without Us”
(Bizim hakkımızda biz olmadan karar verilmez.)
Bu ilke yalnızca bir slogan değil; bir yaklaşım değişiminin ifadesi. Engelli bireyler hakkında yapılan planlar, projeler ve politikalar onların deneyimi ve bilgisi olmadan hazırlanamaz. Çünkü erişilebilirlik yalnızca teknik bir düzenleme değil, aynı zamanda yaşam deneyimi gerektiren bir konudur.
Türkiye’de Güçlenen Dönüşüm
Türkiye’de de bu anlayış giderek güçleniyor. Yerel girişimler, gönüllü hareketleri ve sivil toplum çalışmaları bu dönüşümün önemli parçaları haline geliyor. Çünkü erişilebilirlik yalnızca fiziksel düzenlemelerle değil, farkındalık ve bilgi paylaşımıyla da gelişiyor.
Genç engelli liderlerin yükselen sesi bize çok önemli bir şeyi hatırlatıyor: Toplumları gerçekten ileri taşıyan şey, en güçlü olanların değil, en görünmeyenlerin sesidir.
Ve o ses artık dünyanın her yerinde daha gür duyuluyor. Engelli bireyler yalnızca destek bekleyen insanlar değildir. Onlar aynı zamanda toplumu dönüştüren liderlerdir.
Belki de asıl soru şu:
Toplum onların liderliğini kabul etmeye hazır mı?


