“Tohum Saçan Drone” Teknolojisi
“Tohum saçan drone”, insanın ulaşamadığı dağlara, yamaçlara, kayalıklara hayat taşıyor.
Tıpkı erişilebilir tasarımların engelli bireylere ulaşamadıkları alanlarda yeni yollar açması gibi.”
Hepimiz iklim değişikliğinden, azalan ormanlarımızdan ve kuruyan topraklarımızdan endişe ediyoruz. “Peki ama ne yapabiliriz?” diye düşünürken, karşımıza teknoloji ile doğanın el ele verdiği harika bir yenilik çıkıyor.
Drone Sadece Fotoğraf Çekmiyor, Orman Kuruyor!
Bu insansız hava araçları ya düğünlerde çekim yapıyorlar ya da kargo taşıyorlar. Ancak artık içleri tohum dolu özel hazneleriyle havalanıyor. Ve insanın ulaşması imkansız olan sarp kayalıklara, yangın sonrası küle dönmüş arazilere tohum bırakıyor.

Ayrıca bu akıllı tohum toplarının bir özelliği var. Besleyici bir gübre ,zararlı böcekler, nem ve güneşten koruyucu doğal bir tabaka ile sarılıyor. Yani toprağa düştüğünde sadece hazır değil, korunmuş da oluyor.”
GPS sayesinde hangi bölgeye ne kadar ekim yapıldığı bilgisayar ekranından santim santim takip ediliyor. Boş yer kalmıyor, ormanlar yeniden şekilleniyor.
Ulaşamadığımız Yerlerde Yeşeren Umutlar
Bazen bir dağın yamacı, bazen bir çorak toprak, bazen de bir insanın kalbi…
Ulaşamadığımız, dokunamadığımız yerler var.
Ama bugün, gökyüzünde sessizce süzülen bir drone var.
Küçücük bir makine…
Ve taşıdığı şey, bir tohumdan çok daha fazlası: Yeşermeye hazır bir hayat.
Tohum saçan araçlar doğanın erişilemeyen alanlarına umut bırakıyor.
İnsan ayağının basamadığı toprağa, kuşun bile uğramadığı yamaca…
İşte bizim dünyamızda da öyle değil mi?
Bir engelli bireyin gözünden bakınca, bazen sokaktaki bir kaldırım, bazen bir okul kapısı, bazen bir istihdam kapısı işte o yamaçlar gibi geliyor.
Ulaşılabilir görünse de, erişilemeyen.
Var ama yok gibi…
Hala erişemediğimiz kaç yer var?
Kaç insan, kaç fikir, kaç kalp o çorak yamaçlar gibi sessizce bekliyor?
O yüzden bu tohumlar, sadece doğayı değil, bizi de dönüştürüyor.
Çünkü asıl mesele şu:
“Bir şeyi gerçekten erişilebilir kılmak için ne kadar istekliyiz?”
Engelsiz olmak, sadece fiziksel bir durum değil.
Bu bir bakış açısı, bir niyet, bir tutum meselesi.
Erişemediğimiz Her Şey İçin Bir Başlangıç
Belki de yakın gelecekte penceremizden dışarı baktığımızda, tepelerimizde uçan bu insansız hava araçlarının fotoğraf çekmek için değil, çocuklarımıza daha yeşil bir dünya bırakmak için çalıştığını göreceğiz. Teknolojinin doğaya bu kadar yakıştığı başka bir örnek herhalde yoktur.
Erişilemeyen alanlara hem doğada hem toplumda yeni hayatlar başlatmak mümkün.
Bugün bir drone gökyüzünden tohum bırakıyor.
Yarın belki biz, erişemediğimiz bir yüreğe umut bırakırız.
Ve belki…
Birlikte yeşeririz.


