“Vizördeki Özgürlük: Bazı Bakışlar Engel Tanımaz”
“Bugün rotamızı, aslında birçoğumuzun bildiği ama derinliğini az keşfettiği ‘”Engel Tanımayan Kadrajlar” projesine çeviriyoruz… Bu proje, fotoğraf makinesini sadece bir araç olmaktan çıkartıyor. Ve engelleri aşan bir ifade özgürlüğü simgesine dönüştürüyor. “Vizör, bir fotoğraf makinesine baktığınızda, fotoğrafı çekmeden önce manzarayı görmek için gözünüzü dayadığınız o küçük pencereye denir.
Odaklanmayı temsil eder: Etraftaki kalabalığı, engelleri, sesleri değil; sadece o anki güzel çiçeği veya gün batımını görmeyi simgeler.
Eşitlik sağlar: Vizörden bakarken kimin tekerlekli sandalyede olduğu, kimin otizmli olduğu görünmez. Sadece o kişinin bakış açısı görünür.
Biz Fotoğrafçı Değiliz. Teknik terimleri bir kenara bırakıyoruz. Sadece o düğmeye basan parmağın ve o kareyi gören gözün hikayesine odaklanıyoruz. Biz burada diyafram ayarlarını veya objektif türlerini tartışmıyoruz. Biz, o vizörden bakan kişinin dünyayı nasıl güzelleştirdiğini takip ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki; teknik öğrenmek ama o kareyi yakalayan “bakış açısı” benzersizdir.


Engel Tanımayan Kadrajlar: Sanatın ve Doğanın Erişilebilir Yüzü
Sanat, engel tanımaz; ancak sanata giden yollar bazen fiziksel engellere takılabilir. “Engelsiz Rota” olarak bugün, vizörün arkasındaki sınırları kaldıran, engelli bireyleri sadece “izleyici” değil, “üreten sanatçılar” haline getiren fotoğrafçılık hareketini mercek altına alıyoruz.
Fotoğraf çekmek, çoğu zaman deklanşöre basılan o anlık eylemle sınırlı sanılır. Oysa bu eylem, dünyayı kendi penceremizden başkalarına anlatmanın en samimi yoludur. Peki, o pencere bir tekerlekli sandalyenin hizasındaysa veya dünya bir otizm spektrumunun kendine has renkleriyle görülüyorsa? İşte o zaman ortaya çıkan kareler, bize hayatın sandığımızdan çok daha geniş ve renkli olduğunu fısıldar.
Bakış Açısını Erişilebilir Kılmak ve Farkındalık
“Engel Tanımayan Kadrajlar”, sadece bir fotoğrafçılık projesi değildir. Doğanın, parkların ve şehirlerin tüm sanatçılar için ‘erişilebilir’ olması gerektiğini savunan sessiz bir devrimdir. Birçok kişi için ‘erişilebilirlik’ sadece bir yerden bir yere gitmektir. Oysa bir sanatçı için erişilebilirlik; gün batımını en iyi açıdan görmektir. Bir çiçeğin detaylı fotoğrafını çekmek için toprağa yaklaşabilmektir.
Bugün dünyada ve ülkemizde birçok fotoğrafçılık derneği, engelli bireylerle birlikte doğa yürüyüşlerine çıkıyor. Ancak burada önemli bir detay var: Gerçek bir ‘Engelsiz Rota’, sadece düz bir yol değildir. Bir fotoğrafçının en güzel kareyi yakalaması için ihtiyaç duyduğu seyir terasları, rampa destekli gözlem noktaları ve alçak koruma bariyerleri demektir.
Neden Engel Tanımayan Kadrajlar?
“Engel Tanımayan Kadrajlar” veya “Engelsiz Fotoğrafçılık” konusu önemlidir. Çünkü Türkiye’de hem köklü fotoğraf derneklerinin hem de belediyelerin son yıllarda en çok üzerine eğildiği, sosyal entegrasyonu en yüksek projelerden biridir. Amaç ise engelleri kaldırarak bu yeteneklerin gün ışığına çıkmasına aracılık
etmektir.
Objektifin İyileştirici Gücü
Fotoğrafçılık, hareket kısıtlılığı olan bireyler için dünyayla kurulan en güçlü bağlardan biridir. Bu projelerin temel amacı, tekerlekli sandalye kullanıcıları, görme kaybı yaşayanlar (ışık ve form odaklı) veya işitme engelliler için doğayı ve şehri birer atölyeye dönüştürmektir.
Sanatın iyileştirici gücü sadece fiziksel kısıtlılıklarla sınırlı kalmıyor. Zihinsel engelli ve otizmli bireyler için fotoğrafçılık, dünyayı anlamlandırmanın ve dış dünyayla iletişim kurmanın benzersiz bir aracıdır.
Otizm ve Fotoğraf: Kelimelerin Yetmediği Yerde Görüntüler Konuşur
Hayat bazen çok karmaşık, bazen çok gürültülü olabiliyor. Özellikle zihinsel farklılıkları olan veya otizmli bireyler için dünya, bizim hissettiğimizden çok daha fazla ışık, ses ve hareketle dolu. Peki, bu koca dünyayı küçücük bir vizörün içine sığdırıp “sadece o ana” odaklanmak onlara ne hissettiriyor?
Otizmli çocuklar ve gençler için fotoğraf makinesi, bazen dünyayla kurdukları en güvenli köprüdür.
- Sakinleşme Noktası: Kalabalık ve gürültülü bir dünyada, bir çiçeğe veya bir kediye odaklanmak. Onlar için bir nevi “sessizlik anı” yaratıyor.
- İfade Özgürlüğü: Konuşmakta veya duygularını anlatmakta zorlanan bir genç, çektiği bir bulut fotoğrafıyla aslında bize o günkü ruh halini anlatabiliyor.
- Duyusal Odaklanma: Fotoğrafçılık, otizmli bireylerin dikkatlerini belirli bir nesneye odaklamalarını sağlar. Ve çevrelerindeki karmaşık uyaranları tek bir karede sadeleştirmelerine yardımcı oluyor.
Sanatın Rotaları Neden Önemli?
Biz “Engelsiz Rota” derken sadece tekerlekli sandalyenin geçebileceği yolları kastetmiyoruz. Zihinsel olarak da yolların açık olmasını istiyoruz.
Bir manzara noktasında, bir otizmli gencin dikkatini dağıtmayacak kadar sakin bir köşenin olması…
Tekerlekli sandalyesindeki bir fotoğrafçının, bariyerlere takılmadan gün batımını görebilmesi…
İşte bunlar sağlandığında, biz o “uzman” fotoğrafları değil, “yaşayan” fotoğrafları görüyoruz.
Daha önce de belirttiğimiz gibi biz fotoğrafçı değiliz. “Engelsiz Fotoğraf” projelerinin yaratıcısı olan derneklerden aldığımız bilgileri aktarıyoruz. Ve yalnızca engelli bireyin bakış açısından değerlendiriyoruz.
Bizlere destek veren bu derneklere ulaşarak daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
- İFSAK (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği): * Neden Önemli? “Engelsiz Fotoğraf Grubu” ile yıllardır bu alanda en düzenli çalışmaları yürüten kurumdur. Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında engelli bireylere ücretsiz eğitim ve sergi imkanı sunarlar.
- Kaynak: ifsak.org.tr (Sosyal Sorumluluk Projeleri sekmesi).
- ENFOT (Engelsiz Fotoğraf Derneği): * Neden Önemli: Türkiye genelinde engelli bireylerin fotoğrafçılık yoluyla rehabilite edilmesini ve istihdamını amaçlayan bir dernektir.
- Kaynak: enfothttps://www.enfod.org/tr/der.org (Haberler ve Sergiler kısmı).
- T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Erişilebilirlik Ödülleri): * Neden Önemli? Her yıl “Erişilebilir Kültür ve Sanat” kategorisinde, engelli sanatçıların önünü açan ve rotaları buna göre düzenleyen projelere resmi ödüller verilmektedir.
- Kaynak: aile.gov.tr/erisilebilirlik
- Yerel Belediye Projeleri: Belediyelerin fotoğraf kulüpleri, “Engelsiz Fotoğraf Atölyeleri” başlığı altında her yıl güncel sergiler açmaktadır.
Sizin Rotanız Nereye Çıkıyor?
Hayat, baktığınız açıdan ibarettir. “Engel Tanımayan Kadrajlar” felsefesi bize gösterdi ki; engeller yollarda değil, vizörün arkasındaki ön yargılardadır. Fiziksel engelleri kaldırdığımızda, aslında içimizdeki yeteneklerin gün ışığına çıkmasına aracılık ediyoruz.
Unutmayın; bir fotoğraf her şeyi değiştirmeyebilir ama dünyayı görme biçimimizi değiştirdiği kesin. Bugün bir iyilik yapın. Ve çevrenizdeki rotaların sadece “yürünebilir” değil, “görülebilir ve yaşanabilir” olması için bir ses verin.


